Reykjavik'teki EVET ve HAYIR mitinglerinden bildiriyorum: İzlanda’da referandum öncesi son ve sıcak saatler

İzlanda’da AB referandumu öncesi son saatler. Reykjavík’te EVET ve HAYIR mitinglerini yerinden izledim.

Reykjavik'teki EVET ve HAYIR mitinglerinden bildiriyorum: İzlanda’da referandum öncesi son ve sıcak saatler
İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir Reykjavik'teki Son Halk Toplantısında

Ankete göre sonuçlar başa baş gidiyor olsa da hayır oyu verecek olanlar çok küçük bir farkla öne geçmiş durumda; ancak bu tablo istatistiksel açıdan kesin bir sonuç olarak değerlendirilemeyecek bir değer aralığında kalıyor. Ankete katılanların yüzde 51,6'sı Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerinin devamına karşı "hayır" oyu kullanmayı planlarken, yüzde 48,4'ü "evet" oyu vereceğini belirtiyor

İzlanda’da AB ile müzakere masasına oturmak için kurulan referandum sandığının sonuçları yarın akşam saatlerinde belli olacak. Tam anlamıyla bir demokrasi şöleni havasında geçen propaganda sürecinin son ve karşıt görüşlerin en önemli iki toplantısını da yerinde takip ettim.

Dokuz noktada buluşma ve halk toplantısından yükselen evet sesleri

İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir, toplamda dokuz farklı konumda ve yaklaşık 20 günlük bir zamana yayılan yoğun temposuyla gerçekleştirdiği halk oturumlarının veya kendi deyimiyle "dinleme toplantılarının" son ve en etkili ayağını, başkent Reykjavík’te yoğun bir katılımla gerçekleştirdi.

Kendisinin de bu toplantıları özetlerken belirttiği üzere, bunların aslında birer “Evet” propaganda toplantısı olmadığını; içinden hayır oyu vermek geçen veya kararsız olan İzlandalıların da bu toplantılara katılması gerektiğini söylemiş olması, bu buluşmaların neden bir demokrasi şöleni havasında geçtiğinin de en önemli kanıtı.

Başbakan’ın 16 Mart 2026 tarihinde İzlanda Parlamentosu’nda (Alþingi) söylediği şu cümleler de bir kampanya yürütmekten ziyade kararı ve seçimi tamamen İzlanda halkının aklına ve vicdanına bırakmak istediğinin göstergesiydi: "İnsanlara güvenmeliyiz. Onlar işlerini biliyorlar. Kandırılmayacaklar ve bu konuda kendi kararlarını verebilecek kapasitedeler. Bu tartışmayı esaslı bir temele oturtalım. Avrupa Birliği'ne girişle birlikte burada birçok şeyin değişeceği oldukça açık, ancak biz bunun üzerine oy vermiyoruz. Biz bu tür müzakerelere başlayıp başlamayacağımız üzerine oy veriyoruz. Eğer insanlar nihai anlaşmayı almak ve tamamlamak istemezlerse süreç geri alınacaktır. Burada aldatmadan bahsederken, sürekli olarak İzlanda'yı halkın haberi olmadan Avrupa Birliği'ne soktuğumuz iddia ediliyor. Bu yanlış, tamamen yanlış, Sayın Başkan; ve bu tür argümanların yaşamasına izin verilmemesi önemlidir. İlk söz halka aittir ve bu konuda son söz de halka aittir."

26 Ağustos’ta Austurbæjarbíó’da yapılan son toplantıya katılım İzlanda standartları düşünüldüğünde oldukça yüksekti. Salonu dolduranların temsiliyeti ve yaş ortalamasını gördüğümde şaşırdığımı da eklemeliyim. Hükümetin toplantılarında ve söylemlerinde, AB ile uyumunun daha yüksek olması muhtemel genç nüfusa yakın olmasını beklerken salonda 60+ bir yaş ortalaması görmek şaşırtıcıydı. Özellikle Başbakan Frostadóttir’in sahne dizaynında ABD başkanlarının seçim ve toplantı düzeninin kullanılması, arkasındaki halk temsili ile çeşitliliğinin ön plana çıkarılması gibi detaylar kendisinin politik diline ve halkla kurduğu yakın, filtresiz ilişkiye de güzel bir örnekti.

Son olarak İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir hükümetinin referandum kampanyasını şu üç cümlesiyle noktalayabilirim:

"Halkın sağduyusuna güveniyorum."
"Anlaşmayı görmek istiyor muyuz?"
"İzlanda için iyi bir anlaşma elde edelim, sonra karar veririz."
İzlanda'nın başkenti Reykjavik'teki Austurvöllur Meydanı'nda toplanan AB karşıtı kalabalık

Reykjavík’te son toplantı “Hayır” diyenlerin oldu

Dün akşam Reykjavík Austurvöllur’da, Áfram Ísland (Haydi İzlanda) hareketinin açık hava mitingi vardı ve ilgi de oldukça yüksekti. Özellikle üst düzey katılımcıların yoğunluğu dikkat çekici olsa da tüm gözler eski İzlanda Başbakanı Katrín Jakobsdóttir’in varlığına ve sahnedeki konuşmasına kilitlendi. Bunun nedeni ise açık: Eski başbakan uzun süredir aktif siyasetin dışında duruyordu ve referandumun hemen öncesinde ilk kez bu kadar net biçimde safını ilan etti.

Eski İzlanda Başbakanı Katrín Jakobsdóttir: "Değerli arkadaşlar, yaklaşan seçimde hayır diyeceğim, hayır diyeceğim ve tekrar tekrar hayır diyeceğim."

Kendisi 2009 yılında Sol Yeşiller Partisi milletvekili iken o dönemki referandumda AB ile müzakerelere "evet" dediğini hatırlatarak yaşadığı deneyimler ve gördüklerinden sonra oyunun ve tarafının değiştiğini belirten Jakobsdóttir, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

"Bu oylamadan önce İzlandalı çiftçilerin çoğunluğunun vardığı aynı sonuca ben de vardım; üyeliğin İzlanda tarımı üzerinde çok olumsuz bir etkisi olacağı kanaatindeyim. Bu, özellikle şu an yaşadığımız tehlikeli zamanlarda, gıda ve gıda güvenliği adına gıda üretimini artırması gereken uzak bir ada için büyük bir mesele."

AB ile müzakere masasına oturulmasını istemeyenlerin düzenlediği mitingin önemli konuklarından biri de eski İzlanda Cumhurbaşkanı Ólafur Ragnar Grímsson idi. Kendisinin temsil ettiği geleneksel değerler ve toplumdaki etki gücü oldukça yüksek. Zira kendisi 20 yıl gibi uzun bir süre cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiş; görevi süresince de oldukça önemli referandumlar, krizler ve değişimler yaşanmıştı.

Eski İzlanda Cumhurbaşkanı Ólafur Ragnar Grímsson ve AB karşıtı Miðflokkurinn’in Reykjavík milletvekili Snorri Másson

Bu noktada "evet" diyenlerin, hatta özellikle İzlanda Başbakanı’nın tezi şu: "Müzakerelere evet diyelim, masaya oturalım ve AB tarafının İzlanda için nasıl planları var, birliğe katılım gösterirsek neler elde edeceğimizi görelim." "Hayır" tarafının dünkü mitingde ve 1 Temmuz’da başlattıkları hayır propaganda sürecinde dile getirdikleri karşı tez ise şu: "Böylesine büyük bir müzakereye ne istediğimizi ve bunu hangi siyasi mutabakatla yapacağımızı bilmeden başlayamayız." Bu karşıt görüş eski İzlanda Başbakanı Katrín Jakobsdóttir’in ağzından duyulduğunda etki gücü de oldukça yüksek oldu.

Bu durum, hem gelenekçi-yenilikçi bir fikir ayrılığı olmasıyla hem de eski ve yeni hükümetleri karşı karşıya getiren bir referandum niteliği taşımasıyla şimdiden İzlanda tarihine geçmiş durumda.

İzlanda Kamu Yayıncısı RÚV, Gallup’un son dakika anketini yayınladı

Kamuoyu araştırmaları ve anketler yapan uluslararası araştırma şirketi Gallup’un İzlanda-AB referandumu için yaptığı son anket, dün İzlanda Devlet Televizyonu RÚV’da yayınlandı.

Ankete göre sonuçlar başa baş gidiyor olsa da hayır oyu verecek olanlar çok küçük bir farkla öne geçmiş durumda; ancak bu tablo istatistiksel açıdan kesin bir sonuç olarak değerlendirilemeyecek bir değer aralığında kalıyor. Ankete katılanların yüzde 51,6'sı Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerinin devamına karşı "hayır" oyu kullanmayı planlarken, yüzde 48,4'ü "evet" oyu vereceğini belirtiyor.

Burada en dikkat çeken ve dikkat edilmesi gereken değerlerden biri de genç seçmenin son dönemde yaşadığı karar değişikliği. Aşağıdaki görselde de göreceğiniz gibi son 3 ay içinde vereceği oyu değiştiren ve referandumun sonucunu doğrudan etkileyebilecek bir genç seçmen eğilimi söz konusu.

Son üç anketin karşılaştırması

Son dakika: Yazı yayına hazırlandığı sırada, bu sabah katıldığı bir radyo programında İzlanda Dışişleri Bakanı Þorgerður Katrín Gunnarsdóttir kendisine yönelik tehditlerin mevcut olduğunu belirterek İzlanda polisinin konuyla yakından ilgilendiğini söyledi.